MUSUL VE ATATÜRK   Bölüm:3  | Gazipaşa Gazetesi
Ana Sayfa
Ana Sayfa >>MUSUL VE ATATÜRK Bölüm:3 01.05.2019 00:00

MUSUL VE ATATÜRK Bölüm:3

Bazı kendini bilmezler Musul üzerinden Atatürk’e saldırırlar.Derler ki “Mustafa Kemal Musul için gerektiği gibi asılmadı”.Hatta bu saldırıya batı Trakya’yı da konu ederler.

Bazı kendini bilmezler Musul üzerinden Atatürk’e saldırırlar.Derler ki  “Mustafa Kemal Musul için gerektiği gibi asılmadı”.Hatta bu saldırıya  batı Trakya’yı da konu ederler.      

             Ancak bu saldırılar haksızdır,O günkü bütün yokluklara  rağmen Mustafa Kemal Musul için boş durmamıştı.Esasen Musul’un İşgal edildiği 15 Kasım 1918 tarihi Mustafa Kemal’in ülkeyi kurtarmak için Samsuna çıktığı !9 Mayıs 1919 tarihinden 6 ay  öncedir.

         Musul’un  kurtarılması için  kurtuluş savaşı sırasında ve Ordumuz Yunanı ülkeden temizlemek için çalışırken Gaziantep savunmasını yönetip  büyük başarılar elde eden  milis yarbayı Ali Şefik Özdemir’i Musul’u kurtarmak için görevlendirmişti.Özdemir bey  bu amaçla 9 Mart 1922 günü Ankara’dan hareket ederek beraberinde birkaç Türk subayı ve Anadolu’nun güneyini işgal eden Fransız ordusundan kaçarak Türk tarafına geçen Tunuslu ve Cezayirli askerlerden kurduğu  birliğiyle     

hareket ederek 12 Haziran 1922 günü Revandiz’e ulaştı.31 Ağustos 1922 günü Derbent muharebesinde İngilizleri hezimete uğratıp Şaklavan kazasını ele geçirerek Musul ile bağlantı kurmayı başardı.

             Bu tarih aynı zamanda büyük taarruzun devam ettiği ve askerlerimizin canını dişine takarak 38 derece sıcak altında Yunan’la boğuştuğu Büyük Taarruz--(Dumlupınar)Başkomutanlık  meydan savaşından sadece bir gün sonradır.

             Atatürk Sadece Musul değil Türk olan her yeri kurtarmak azmindeydi.Bunu teyit eden  ve bence Türkiye’nin 1.kuruluş günü kabul ettiğim Mudanya mütarekesinden sadece iki  gün sonra 13 Ekim 1922 günü yabancı basına verdiği demeci ele alabiliriz.Bakınız Atatürk bu demecinde ne diyor:

             “Avrupa’da İstanbul ve Meriç’e kadar Trakya,Asya’da Anadolu,Musul arazisi ve Irak’ın yarısı      

(Makedonya’yı ve Suriye’yi terk ettik) Fakat artık arkada kalan ve Sırf Türk olan her yeri ve her şeyi

İsteriz.Bunları kurtarmaya azmettik ve kurtaracağız.”

              Mamafi 1924 yılında TBMM’de dağıtılan haritaya göre Batum,Halep.Rakka,Deyr_i zor,Musul ve Kerkük (Revandiz ve Erbil) gibi bugün Türkiye sınırları dışında olan  vilayetler Türkiye toprağı olarak gösterilmektedir.             

             Ordumuzun Yunan ordusunu Anadolu’dan kovma mücadelesini verdiği sırada  Musul için bu mücadelenin yapılması Atatürk’ün bu konudaki sınırsız ve ısrarlı  hassasiyetini gösterir.

             Ancak bölgeyi işgalinde bulunduran İngilizler ve İngilizlerin atadığı Kral Faysal hükümeti Musul ve çevresinde kalıcı olmak için  bölgedeki şeyhler ve aşiretler üzerinde tedbir almaya,onları ölümle tehdit etmeye başladılar.Bu arada İngilizler  o bölgeyi hava gücüyle de  bombalayıp 22 Nisan 1923’de Türkiye’nin faaliyet merkezi olan Revandiz’i işgal ettiler.

             İngilizlerin bu işgal tarihi Lozan barış görüşmelerinin devam ettiği günlere rastlar. Musul konusunun Lozan’da da ele alınması,İngilizlerin son aldığı aşırı tedbirler ve o günkü TBMM. Hükümetinin içinde bulunduğu sıkıntılar karşısında Musul harekatından vazgeçilmesine karar verildi ve Ali Şefik Özdemir Bey’e “geri dön” emri verildi.

             Özdemir bey buna rağmen geri dönmek istemedi ve hiç olmazsa Revanduz bölgesinin bizde kalması için emir almamış gibi gayret gösterdi.Ancak İngilizlerin gittikce artan baskıları ve cephanesinin azalması karşısında geri dönmeye mecbur kaldı.     

             Geri dönüş için bütün yollar İngilizler tarafından tutulmuştu.Türk birliği sarp dağlardan 5 günlük zor bir yolculukdan sonra 29 Nisanda İran’a geçti.

              Şefik Bey silahlarını ve techizatını İran makamlarına teslim ettikten sonra 10 Mayıs 1923 günü Van’a ulaştı..Böylece TBMM’nin  Irak’ın kuzeyine başlattığı harekat son bulmuş oldu.(2)              

            Buna rağmen Mustafa Kemal’in önderliğindeki Türkiye Musul bölgesinden ilgisini  hiç kesmedi. Kerkük bölgesinde bulunan Türk ocağı şubesi bünyesinde gizli bir cemiyet teşkil edilmiş,bu cemiyetin üyeleri olan bazı kimseler İran’daki Türk temsilcilikleri aracılığı ile Ankara ile irtibat kurmuşlardır.

           Ancak TBMM,hükümetinin Musul üzerinde bunca ısrarlı ilgisine rağmen o tarihlerde  ortaya çıkan Nasturi ve Şeyh Sait isyanlarının yanında ülkede bulunan bunca ekonomik ve sosyal sorunlar  karşında o günkü İngiltere’nin de kararlı ve ısrarlı direnişi karşısında 05 Haziran 1926 tarihinde Musul’u bizden çıkaran  Ankara anlaşmasını imzalamak zorunda kaldık.

           Bu anlaşmadan sonra bile TBMM.hükümeti Irak toprakları içinde Türkmen nüfusun çoğunluğunu oluşturduğu bölgelerde faaliyetlerini sürdürmüş ve bölge halkı son ana kadar Türkiye ile birleşme ümidini korumuştur.

            Mustafa Kemal’e göre “ Musul sorunu 1926 yılında yapılan Ankara anlaşması ile bitmemiş, sadece geçici bir süre ertelenmiştir “.Atatürk’ün ölümünden sonra da Türkiye Musul’la ilgili beklentisinden  hiçbir zaman vazgeçmemiş,1950 yılında iktidar olan Adnan Menderes Hükümeti ile de devam etmiştir.Bu beklenti Irak’da iktidar olan  kral Faysal ve  başbakan Nuri Sait Paşa ile gerçekleşecek ve Türk-Irak federasyonu kurulacaktı. Ancak anlaşmanın yapılacağı toplantı gününden hemen önce 15 Temmuz 1958 günü mevcut Irak yönetiminin yapılan ihtilalle son bulması üzerine bu hayaller de son bulmuştur.  

                 Hoşça kalınız.

http://www.gazipasagazetesi.net/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright Gazipaşa Gazetesi 2014