ATATÜRK OLMASAYDI DEDEMİZİN KİM OLDUĞUNU BİLEMİYECEKTİK  | Gazipaşa Gazetesi
Ana Sayfa
Ana Sayfa >>ATATÜRK OLMASAYDI DEDEMİZİN KİM OLDUĞUNU BİLEMİYECEKTİK 03.12.2018 00:00

ATATÜRK OLMASAYDI DEDEMİZİN KİM OLDUĞUNU BİLEMİYECEKTİK

Almanların Rusları hiç sevmediğini biliyorum. Bir gün bir yaşlı bir Alma hanımına sordum ”Siz Rusları niçin sevmezsiniz?”

Almanların Rusları hiç sevmediğini biliyorum. Bir gün bir yaşlı bir Alma  hanımına sordum ”Siz  Rusları niçin sevmezsiniz?”

         Alman hanımı biraz düşündükten sonra  yüzü kızararak cevap verdi.”2.dünya savaşı sonunda  Sovyetler  Almanya’yı  işgal ettiği  zaman  Rus Askerleri  kadınlarımıza zorla tecavüz ettiler”  Benimde  babamın  gözü önünde silahlı  Rus  askerleri  hem annemin , hem  kız kardeşimin  ırzına geçtiler.

         Sordum “ ya sana ? ”Yüzü kızararak “Ben çok küçüktüm  bana dokunmadılar”  dedi.

         Bu cevabın  karşılığı Almanya’nın teslim olduğu 1945 yıllarında doğan çocukların büyük çoğunluğunun baba adı boştur.Çünkü baba  Rus askeridir ve ismi  belli değildir.

1.       Dünya  savaşından sonra Türkiye işgal edildiği zaman  Ege bölgesinde Yunanlılarça aklın kabul edemeyeceği  çoklukta  ırza geçme  ve işkence olayları oldu. İlkokul  yıllarımızda öğretmenlerimiz tarafından Yunanlıların küçük çocukları havaya atıp altına  süngü tuttukları söylenirdi.                                                                                                        

           Aynı  şekilde  ırza geçme olayları  1914  kasım ayından itibaren  Karadeniz bölgesini işgal  eden Ruslarca  da yapıldı. Hatta o bölgede halk  bu olaylara isyan niteliğinde  toplu  gösteriler de  yaptılar,

        1950’li ve 1960’lı yıllarda Büyük Taarruza katılan askerlerimizden bizzat  dinlediğime göre Türk atlıları Yunan sürülerini  Ege Denizine doğru  kovalarken  birçok Türk kadını  atların önüne yatarak  burada  düşman tohumu var.Atlarınız beni çiğnesin de  çıksın’ diye yalvarmışlardır,Yine o günlerde

Türkiye’de bulunan yabancı misyon şefleri Yunan askerlerinin Türk kadınlarının önce ırzına geçip sonra öldürdüklerini yazarlar. 

          6 Nisan 1996 günü Bosna- Hersek’e başlayan Sırp saldırılarında aynı tecavüz olaylarını Sırplar

Bosna’lı kadınlara yapmışlardır. Hatta Sırplar tecavüz ettikleri  kadınları hamile bıraktıkdan sonra alıkoyup  “Sırp izi kalsın” diye ancak doğumdan sonra  serbest bırakmışlardır.                                                                          

          Bu kadınlar  televizyona çıkıp ağladılar. Hatırlanacağı üzerine o günkü dışişleri Bakanı Deniz Baykal bu kadınları televizyonda   teselli bile  etmiştir.

           Hatta televizyonda izlediğim bir programda yaşlı bir Avusturya’lı kadın 1938 yılındaki Alman işgalinde evlerine gelen Alman  askerlerinin  evde bulunan  kadınlara yaptıkları tecavüzü  ve Alman askerlerinin  her  istediklerini  zorla  yaptırdıklarını  anlatıyordu.

           Halbuki Avusturya  ve  Almanya aynı ırktan  olup  aynı dili konuşurlar. Ayrıca işgale emir veren Hitler  Avusturya doğumludur ve  Avusturya’nın işgalinden sonra Hitler orada  bulunan  babası  ve annesinin  mezarını  ziyaret  etmiştir.

         Eğer Atatürk sıfırdan bir ordu kurup  Yunanlıları yenmeseydi,Atatürk’ün  organizesiyle halk Adana,Maraş,Urfa  ve Antep’te işgallere karşı tepki gösterip Fransızlar kovulmasalardı  İtalyanlar da  Antalya  ve  işgal ettikleri  diğer bölgelerde  ırzda geçecek, halka  başka  türlü eziyet  de yapacaklardı. Ancak  Türk halkının bu işgallere boyun eğmeyeceğini  anlayan İtalyanlar diğer işgalcilerin yaptıkları yanlış hesapları yapmayıp   ülkemizi  efendice  terk etmek  zorunda kalmışlardır.   

           Aynı tecavüz olayları 21 aralık 1963 gününden sonra  Kıbrıs’ta  Rumlar tarafından  Türklere karşı  yapılmış olup Rumlardan doğan bu  çocuklar şu anda  gerek  televizyonlarda,gerekse çeşitli dernek ve kurumlar içinde  Türk düşmanlığı adı altında  Rum menfaatlerini savunmaktadırlar.

          2-İngiliz Yazar David Walder  “Çanakkale olayı”  adlı eserinde Yunanlıların  16 Mayıs 1919 günü İzmir’e çıkışlarında İzmir limanındaki  İngiliz  İşgal  gemilerinin  birisinde bulunan  İngiliz

subaylarından birisinin  Yunanlılarca vurulan ve “su,su” diye inleyen  yaralı Türk  askerinin  üzerine çömelen Rum kadının  bu yaralı Türk askerinin ağzına  işediğini bizzat gördüğünü söylediğini yazar. 

         Aynı  yazar aynı eserinde Yunan İşgalinden sonra  İzmir’e  Yunanlılarca atanan Yunan sivil Valisi Stergiyadis’le patrik  Hristosomos  arasındaki bir  konuşmada  Patriğin “İzmir’in eski  Türk   Valisi Nurettin  Paşa’nın  kurşuna dizilmesini görmekle kıvanç  duyacağını”  ısrarla söylediğini anlatır.

          1919 yılından itibaren bütün ülkede düşman askeri  vardı. Erzurum ve Sivas kongreleri  yapılırken ve Atatürk Ankara’ya gelirken İşgalci İngiliz ve Fransız askerleriyle de mücadele etmişti.    

         Bu ülkeyi Karadeniz ve Ege  bölgesindeki  halka yapılan  zulme  son veren,diğer bölgelerdeki  düşman işgalinin yerleşmesini önleyerek  Türk Halkına  aynı zulmün  yapılmasını önleyen Atatürk’tür.Tarihi  ne  kadar karalarsanız karalayın Çanakkale’deki  Türk zaferini  Mustafa Kemal’den  başka birisine mal edemezsiniz..1683 Viyana bozgununun bir sonucu olarak 1699‘da imzalanan  Karlofca anlaşmasından  beri devam eden  gerilemeyi 1921 yılında  Sakarya’da  durduran  Mustafa   Kemal yanında  2.bir komutan bulamazsınız.Aynı  şeyi  Yunanın  denize döküldüğü  Büyük Taarruz içinde söyleyebiliriz.

           Ayrıca bunun zıddı 30 Ekim 1919 günü imzalanan Mondros  Ateşkes  anlaşmasıyla  Koca Osmanlı Ordusunu düşmana Teslim eden padişah  Vahdettin’dir.İçindeki  mayınların da  Türklerce temizlenmesi şartıyla Çanakkale boğazını düşmana  açan da  padişah Vahdettin’dir.Dahası Anadolu’nun düşman tarafından  işgal edilmesine izin veren de o dur.

           Bir an için sadece bölgemiz  için düşünelim,Atatürk Türk kurtuluş savaşını başlatmasaydı ne olurduk? Benim cevabım şudur :

            İtalyanlar  işgal ettikleri  Antalya,Burdur,Afyon,Muğla,Akşehir.Konya gibi şehirlerimizde yerleşirler,isimlerimiz  İtalyan isimlerine  göre değişir,camilerimizin yanında bir de kilise yapılır, kilisenin çanı her yerde duyulacak şekilde  çalınırken,ezanlarımız Avrupa’da olduğu gibi  minareden değil caminin  içinde okunurdu.

            Yani Atatürk dinimizi de kurtarmıştır. 

            En önemlisi  bizler, yaşı yetmişin üzerinde  olanlar dedelerinin  kim  olduğunu bilemeyeceklerdi.Çünkü  tıpkı Ege’de,Bosna’da  Almanya’da   işgalci ülkelerin  yaptığını  İtalyanlar

bizim  ninelerimize  de  yapacaktı. 

            O zaman  Atatürk hakkında ileri geri konuşanlar biraz daha  vijdanlı  düşünsünler !

            Hoşça kalınız

http://www.gazipasagazetesi.net/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright Gazipaşa Gazetesi 2014