İHANETİN SONU YOK... | Gazipaşa Gazetesi
Ana Sayfa
Ana Sayfa >>İHANETİN SONU YOK... 09.11.2017 14:21

İHANETİN SONU YOK...

İstanbul`umuzu 1994 yılından beri yöneten güç itirafta bulunmuş: "İstanbul müstesna bir şehir ama biz kıymetini bilemedik, ihanet ettik. Ben de bundan sorumluyum" Ülkeyi yönetenlerden beklentimiz onların yetersizlik itiraflarını duymak değil fakat ülke problemlerine nasıl neşter attıklarını görmektir. Size kimse engel olmadığına göre neden hiç bir şey yapmadınız?

İhanetinizin bir cezası yoksa, bunun maddi ve manevi bir karşılığı olmazsa, şehrimize eğilenleri yeni ve  doğru bir davranışa yöneltmiyorsa.. itirafınızın bir kıymeti de yoktur. Yine günü kurtarma peşinde ve gayrı samimisiniz.

Bikoş, bedeli ödenmeyen her itiraf yeni ihanetleri teşvik edecektir. İhanet etmeyi suç olmadan çıkaracak ve ihanetlerin sonu asla gelmeyecektir.

İhanet et, itiraf et..  kasım kasım dolaş, baş köşede yerin olsun (!)

Yahya Kemal`e göre ``Dünyada pek çok güzel şehir vardır, ama insanı mest eden güzellikleri yaratan yegane şehir`` İstanbul`dur.

Muktedirlerin ihaneti keşke dünyanın bu yegane şehrini kimliksizleştirmekle, yaşlı bir cadı gibi çirkinleştirmekle ve hemşerilerine hayatlarını zehir etmekle kalsaydı. Oysa ihanetler zincir gibi, sonu da henüz gelmiş değil.

15 Temmuz hain darbe girişimi kimin eseridir, hiç düşündünüz mü? Evet, FETÖ yaptı. Peki, FETÖ kimdir, bir sümüklü böyle bir güce nasıl ulaşmıştır, o haini bu noktalara kim getirmiştir, kim besleyip büyütmüştür? FETÖ devlete sızmamış, muktedirlerce devlete yerleştirilmiştir. Her istediklerini veren kimdir? Devlet içinde paralel devletin  adım adım inşası kimin eliyle yapılmıştır?

Silahlı kuvvetler, maliye, adalet ve içişleri bakanlıkları, milli  eğitim.. FETÖ devletin kurumlarına gizli gizli sızmamış fakat iktidarın eliyle, açık desteğiyle çöreklendirilmiştir. Yoksa unuttunuz mu, bir vakitler iktidar ve FETÖ iki ortak idiler, birlikte aynı menzile gidiyorlardı.

Fetö mankurtlarının semirmesi için devletin kurallarını, yasalarını yok sayan kimdir? Organize suç şebekeleri kurarak milyonlarca gencin hayallerini çaldıran, bürokraside yükselmenin yolunu yetenek olmaktan çıkarıp, makamları biat edenlere sunan kimdir?

İktidar bütün bu yaşananları bilerek ve isteyerek desteklemişti. Kumpas davaları açıldığında iktidar bu davaların hem hakimi hem de savcısı kesilmişti.

15 Temmuzun taşları işte böyle döşendi. 15 Temmuz hain saldırısı yapılmamış olsaydı ``Rabbim de milletim de beni affetsin`` diyen biri olacak mıydı? 17-25 Aralık olunca öküz öldü, ortaklık bitti. FETÖ hainlerini 15 Temmuz hainliğine getiren sürecin müsebbibi bizzat iktidarın kendisidir. FETÖ eylemlerinin siyasi sorumluluğu AK Parti`nin üzerindedir

Rabbim sizi affeder mi bilmem ama ben asla affetmeyeceğim. Türk milletine yaşattığınız bu zulmün hesabını sizden iki cihanda da soracağım; iki elim yakanızda olacaktır.

İhanetin sonu yok dedik. Devraldığınız iktidarınızda zamanında PKK eşkiyasıyla müzakere değil de mücadele etseydiniz, görevinizi yıllarca ihmal etmeseydiniz, şehirlerimizin işgal edilmesine, birer patlayıcı deposu haline getirilmesine göz yummasaydınız, silahlı kuvvetlerimizi kışlalarına hapsetmeseydiniz.. sözün özü,  Türk devletine ihanet etmeseydiniz, bugün hala şehitler veriyor olmayacaktık; ihanetinizin bedelini siz ödemediniz ama biz ödemeye devam ediyoruz.

Kızın kulağını deldireceği yer koca evi değil baba ocağıdır. Şehirlerimiz işgal edilir, devlet otoritesi yok olurken, vatanımızın bütünlüğü ve milletimizin bağımsızlığı parçalanmaya çalışılırken seyirci kalan bir iktidarın ihanetini  vatanını seven hiç bir Türk çocuğu affetmeyecektir.

Diyarbakır`ın sadece Sur ilçesini geriye alabilmek için 71 Türk çocuğu hayatını verdi, şehit oldu ve tam 538 evladımız yaralandı, gazi oldu. Vatan için can feda, ama bu evlatlarımız sizin ihanetinizin bedeline bir taksit olarak can verdiler. Sur ilçesinin geri alınmış halini görmeye yüreğim dayanmadı; vatandaşlarımızın katlanmak zorunda kaldığı bunca acıların, ocaklarına ateş düşen ailelerimizin üstüne bir de yerle bir olmuş, sağlam hiç bir yapısı kalmamış bir moloz yığınına bakamadım.

Bir ülke böyle mi yönetilir? Bir ülkeyi bunca acıyı yaşamak zorunda bırakan bir siyasetçi nasıl masum olabilir ve hangi gerekçe ile desteklenir?

İhanetin sonu yok dedik. Vatanımızın bir kısmı Yunanlıların işgalinde. Muğla`nın, Aydın`ın ve İzmir`in 18 adası düşman postalı altında. 2004 yılında başlayan Yunan işgalindeki adalarımızda kiliseler yapıldı, papazlarını İstanbul`da oturan Rum papazı atadı. Okullar açıldı, liselerinde oynanan tiyatroda Rum çocuklarına İzmir`imiz hedef olarak gösteriliyor.

İşgal edilen Türk vatanında Yunan askeri üsleri kuruldu.

Türkiye Savunma Bakanı vatanımızdaki işgalin kendilerini ilgilendirmediğini, Dışişlerinin konusu olduğunu açıklamış(!?)

Durum çok vahim: iktidarımız Yunan işgaline gözcü ve vatana ihanet içinde.

İhanetlerinin sonu gelmiyor, Türkiye`nin çıkla bugününü değil, bikoş  geleceğini de mahvetmeye ısrarlı gibiler.

Şimdii... Sence de ihanetin bir cezası yok mudur? Hainliklere sen de mi seyirci kalacaksın? Yoksa sen de mi hainsin?  Hain olmadığını göster, biz de görelim.

05.11.2017

 

 

 

http://www.gazipasagazetesi.net/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright Gazipaşa Gazetesi 2014