CUMHURİYETE ANA YÜREĞİ | Gazipaşa Gazetesi
Ana Sayfa
Ana Sayfa >>CUMHURİYETE ANA YÜREĞİ 02.11.2017 14:45

CUMHURİYETE ANA YÜREĞİ

Cahiliye döneminde kız çocuklarının diri diri kumlara gömüldüğünü okuyarak büyüdük.

Allah`ın emri Efendimizce tebliğ edilince, İslam gelince kız çocukları diri diri gömülmekten, öldürülmekten kurtuldular, insan oldular, yaşama hakkı kazanmakla kalmadılar, cenneti anaların ayakları altına alacak kadar da yüce bir konuma yükseldiler.

İslamın doğduğu topraklarda günümüzün kadınları ise kimliksizdir, bırakın özgürlüklerini hiç bir yasal hakları yoktur, ne çalışabilir, ne alışveriş yapabilir. Ailesinden birini ziyaret etmek için bile olsa sokağa çıkamaz; vahabi bir imansızlıkla kadın köleleştirilmiştir, erkeğin kölesidir.

Türk toplumunda kadın ve erkek sosyal hayatta birlikte idiler, Göktürk hakanı tahtına evdeşiyle birlikte oturur, Uygurlular bayraklarında erkek ve kadın başını birlikte dalgalandırırlardı.

Osmanlı devletimizde kadınlar adım adım kafeslerin arkasına tıkıldı. Sosyal hayattan uzaklaştırıldı, erkeğin arkasında ikinci sınıf bir varlığa dönüştürüldü. Biz erkekler padişaha kul yapıldık, kadınlar kul bile sayılmadılar.

Milli kurtuluşumuzda, bağımsızlık savaşımızda Türk kadını kendi kimliğine geri döndü, kadın erkek ayrımını ret ederek, kadın olarak üstüne düşenin daha fazlasını gönül rızasıyla, isteyerek yaptı; evlerinde oturup zafer için dua etmeyi değil, geceyi gündüze katarak cepheye mermi taşımayı, çeteler kurup savaşmayı seçti, Türk`ün hakkını hukukunu savunmak için erkeklere liderlik etmesini de bildi. Türk kadını bağımsızlık destanımızın her anında kahraman erkeğinin yanında kahraman bir kadın olarak yer aldı.  Nene hatunları Kara Fatmalar, Şerife Bacılar, Halide Onbaşılar takip etti.

Büyük önderimiz, bağımsızlığa ulaşır ulaşmaz ve ilk fırsatta Türk devletinin yönetim şeklini Cumhuriyet olarak ilan etti. Cumhuriyet yönetiminde devlet bütün vatandaşlara eşit mesafededir; cinsiyet, dil, din, ırk, zengin-fakir, ayrımı yapmaz.

Cumhuriyet ile Türkiye, kadın erkek eşitliğine tekrar kavuştu. Kadın seçme ve seçilme gücüne ulaştı. Cumhuriyet çıkla kadınları değil, fakat erkekleri de özgürleştirdi, hepimiz hür bir vatanın özgür vatandaşları olduk.

Günümüzün iktidarlarında kadın yeniden sosyal hayattan uzaklaştırılmaya çalışılıyor. İktidarın gözünde kadın ve erkek eşit konumda değildir.

Kadın okumamalı, aklını kullanmamalı, bilgi kazanıp iş güç sahibi olmamalı, üretmemeli. Üstelik sadece kadın değil erkeklerin de okuması istenmiyor; üniversitede rektör yardımcısı gibi üst görevde bulunan bir profesör efendiye göre okuyanlar çok tehlikelidir, okuma oranı yükseldikçe kendisini hafakanlar basıyormuş. Beyefendiye göre ülkeyi ayakta tutacak olanlar üniversiteyi bitirenler değil, bilgi sahipleri değil, aksine okumayanlar, hatta ilkokula bile gitmemiş olan cahil halk imiş.

2017 Yılında, ülkemizin en üst eğitim kurumlarındaki bir yöneticinin ettiği lafa bakın, konuşan iktidarın sesi... Cumhuriyetin kurumlarını İŞİD zihniyeti yönetiyor.

Kadın için yegane meslek analık olmalı, çocuk doğurmalı. Üstelik kaç çocuk doğuracağını da aileye bırakmamalı, her kadın 3 çocuk doğurmalı.

İktidara göre Türkiye`de işsizlik azalmıyorsa sebebi kadınlardır, kadınlar iş hayatına daha çok girmiş de. Erkekler işsizleşiyormuş da. Sanki hiç iş arayan kadın kalmadı memlekette. Demek istedikleri şu; zaten kadınlar çalışmamalı.

Kadınlar anne değillerse `eksik` olurlarmış. Siz ne üretirseniz üretin, aklınız, bilginiz, deneyiminiz, sağlığınız. Hiç önemli değil; anne değilseniz eksiksiniz. İşveren ya da şampiyon da olsanız faydasız. Siz yine de eksiksiniz.

İktidara göre kadın sadece seçimlerde oy kullanmalı ve çocuk doğurmalı.

Kadınlarımıza yapılan bu aşağılamaları Türk milletine açık bir zulüm sayıyoruz.

Bütün bu cinsiyet ayrımcılıklarını, aşağılamaları ne Türk kadını hak ediyor ne de Cumhuriyet yönetimi; İslam dışı bir vahabilikle karşı karşıyayız. Cinsiyet ayrımcılığında hiç bir sınır yok, mesela bir kadın elini sıkan bir erkek `ateş tutmuş` gibidir, yanarsın...

İktidar kadını insan saymıyor. Oysa kadın insan, erkek de insanoğludur.

Müftülere, imamlara nikah kıyma yetkisini veren iktidar ülkede çoklu hukuk sistemine adım atıyor, kanun karşısında her vatandaşını eşit gören cumhuriyet anlayışını yok ediyor. Vahabi bir anlayışla kadınlarla birlikte cumhuriyet de eritiliyor, tüketiliyor.

Cumhuriyetin 94. yılında çocuklarımızın okuması, eğitilmesi, düşünmesi, muhakeme etmesi, Türk kimliğine sahip, özgür ve özgüvenli olması, dünyayla yarışacak bilgiyle donanması değil ezber yapması, biat etmesi istenmektedir.

Ne ülkemizin güvenliğinden eminiz, ne kendi geleceğimizden; bir sabah yeni bir KHK ile yepyeni bir dünyaya uyanabiliriz.

Ne milli ve üniter devletimizden eminiz ne de Türkiye Cumhuriyetinin ulaşacağı dönüşümün daha nereye varacağından; milli egemenliğimiz yok edilmiştir.

Bir ülkede kanunlar uygulanmazsa, adaletin adı kalır ve ülkenin kaderi yalnız tek bir kişinin arzusuna bırakılırsa. Ne özgürlüğümüz, ne devletimiz olabilir, ne de iç barış. Her biri tehdit ve tehlike altında demektir.

Türk milleti, Türk devleti bu tabloyu hak etmiyor ve asla kabul edilmeyecektir.

Tarihimizde, kültürümüzde kadınımızın neler başarabildiğini, erkeklerden geri kalmadan nasıl güçlü olabildiğini gösteren binlerce örnek var. Sadece bir tek kadından söz edeceğim: Erkek kardeşi olduğu halde, daha akıllı ve daha yetenekli olduğu için babasının yerine tahta geçip başkomutan olarak seferlere çıkan, hükümdar olarak devlet yöneten üstelik henüz anne bile olmamış genç bir Türk kızı Raziye Begüm Sultan`ı hatırlatmakla yetineceğim. Kadınlar hakkında ferman veren günümüzün bütün devletlilerinden daha akıllı, eksikliği geçtim, daha fazla tam, daha fazla cesur, devlet yönetiminde daha fazla yetkin ve engücü daha halis bir Müslüman idi.

Kadın olmanın gücünü, bilgeliğini, analığını, şefkatini, adaletini ve iktidar gücünün ülkemizin güçlü geleceği için kucaklanmasını iyi bir Türkiye hayaliyle yola çıkan cesur yürekler sağlayacaktır.         

Ayrımcılık yapmadan, vatandaşlarının hepsini kucaklayıp, liyakati, yeterliliği esas alarak Türk milletini ve devletini yeniden kendi öz değerlerine kavuşturmayı yine bir kadın başaracaktır.

Tahrip edilen milli birliğimizi, gasp edilen egemenlik hakkımızı, cemaatlerin elinde paylaşılan devletimizi ve Türkiye Cumhuriyetinin itibarını yeniden diriltmeyi, bir kere daha, geçmişte kan ve can vererek Türk devletine hayat veren kadınlarımız başaracaktır. Türkiye iyi olacaktır. Çok daha iyi!

29 Ekim 2017                  

 

 

http://www.gazipasagazetesi.net/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright Gazipaşa Gazetesi 2014