ANLAMAK,  SEVMEK,  PAZARLAMAK... | Gazipaşa Gazetesi
Ana Sayfa
Ana Sayfa >>ANLAMAK, SEVMEK, PAZARLAMAK... 16.11.2017 15:25

ANLAMAK, SEVMEK, PAZARLAMAK...

Büyük Ata`mızı milletçe bir kere daha saygı, özlem ve minnetle andığımız bu günlerde duyduk ki, AKP 16 yıl sonra Atatürk`ümüzü keşfetmiş. Bir Türk çocuğu olarak bundan memnuniyet duyarım, ama acaba gerçek böyle midir?

UNESCO tarafından, doğumunun 100. yılını kutlamak üzere, üye 156 devletin oy birliğiyle adına yıl ilan edilen dünyanın tek liderini, uluslararası anlayış ve barış yolunda çaba harcamış üstün bir kişi, olağanüstü bir devrimci, sömürgecilik ve emperyalizme karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, insanlar arasında renk, din, ırk ayrımı gözetmeyen, eşsiz devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti`nin kurucusu Atatürk`ü anlamak bütün dünya için bir kazanç, biz Türk çocukları içinse sadece kazanç değil fakat bir sorumluluk ve övünç olacaktır. Her karar anında O`nu hatırlamak bize ışık, ilham ve güç verecektir.

Ata`mızı anlamak her işin özüdür. Bilerek, anlayarak sever, benimser, kendinize ilham veren bir önder sayarsanız.. Atatürk`ü benimsemenin bir anlamı olabilir; gayrısı  çıkla acizliktir.

Öncelikle şunda anlaşalım: AKP demek gerçekte Erdoğan demektir, partinin bütün eski ve yeni yöneticileri, bürokratları, bakanları ve bütün üyelerinin toplam değeri Genel Başkan Erdoğan kadar etmemektedir. Partide geçerli olan yasalar değil, bir siyasal teşkilat olarak parti teşkilatının tüzüğü değil fakat Genel Başkan Erdoğan`ın iradesidir. İşte bu nedenle Balıkesir BBB çocuklar gibi ağlayarak, daha gerçekçi ve politik olan Ankara BBB ise `emir demiri keser` diyerek, yalakalık yapmaya devam ederek, Genel Başkanı istediği için istifa etmiştir. Emir verme hakkı var mıdır diye, sormayı kimse düşünmemiştir.

Partisinin seçilmiş belediye başkanlarından bazılarının yasal olan görevlerini yapmasını engellemiş, bikoş bunun için gücünü kullanmaktan da çekinmemiştir.

Buradan şuna geleceğim: İktidar partisinin değil fakat Genel Başkanın iradesinden ziyade söyleminde bir değişimden söz edebiliriz. Önemli olan değişimin Atatürk`ü anlamanın bir sonucu mu, yoksa anlayan ve seven milyonların gönlünü kazanma çabası mı olduğudur?

Dikkatinizi çekmiştir, Beşiktaş ve Şişli ilçelerinden başka Anıtkabire ziyaret proğramı düzenleyen AKP teşkilatı olmadı. Yalnız bu bile olayın göstermelik bir propaganda aracı olduğunu anlamamıza yeter.

AKP Genel Başkanı `iktidar olabilmek için papaz elbisesi bile giyebileceğini` söylemiş biridir. Hedefe ulaşabilmek için bu denli göstermelik, asıl önemlisi de, kendisini inkar eden bir kılığa bile girebilmesidir. O`nun bu meziyeti(!) kendisine her zaman şüphe ile bakılmasının temel ve haklı bir gerekçesidir.

1994 Yılında ``Ata`ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok`` diyen kimdi?

Laiklik için  ``dinsiz bir zihniyetin bu ülkede yapılan bir zulmüdür`` diyen kimdi?

Ata`mızın ``En büyük eserim`` dediği Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı içlerindeki ``hırsı, kini, nefreti eksik etmeyin`` diyen kimdi? Cumhuriyetimizi kuranları ``iki ayyaş`` diye aşağılamaya utanmayanlar kimlerdi?

Ulus devlet Allah`ın belasıdır diyen, ulusçulukla hesaplaşmanın zamanının geldiğini söyleyen budala kimdi? Cumhuriyetimizi  reklam arası gören  kimdi?

``Keşke Yunan galip gelseydi..`` diye döğünenleri, yalnız Ata`mıza değil ailesine bile sövenleri, hakaretler yağdıranları saray sofralarında ağırlayan kimdi?

Olmayan Türklüğü üretmeye çalışıyorlar diyen, Türk çocuklarına her sabah kimlik ve kişilik veren Andımızı yasaklayan kimdi?

AKP sayesinde Türk olmaktan kurtulduk diye, çengicesine oynayan kimdi?

Yandaş gazetelerde ``Olmasaydın da olurduk``  ilanlarından kastınız ne idi?

Türkçülük ile Kürt ırkçılığını bir tutan, Türkçülüğü bölücülük sayan kimdi?

Türk milliyetçiliğini ayaklar altına alan, ``ne mutlu Türküm diyene`` diyenlere ceza yazan, Nutuk okumayı suç sayan kimdi?

Kemalizm için ``resmi devlet dini``  diyen müfteri soysuzu kimdi?

Okulların eğitim programlarında Atatürk`ü yok mertebesine indiren kimdi?

Bütün bunları geçelim, sayın ki, Atatürk`ün kıymetini bildiler; meydan meydan söyledikleri bir söz var, bununla ülkemizi devletimizi, birlik ve bütünlüğümüzü savundukları iddiasındalar: Tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak... Bana söyler misiniz, bu devletin adı nedir? Kim bu millet? Vatan kimindir? Ya bayrak, benim Albayrağımın adı yok mudur ki, tek bayrak der durusunuz? Türk kelimesini söylemekten neden bu kadar korkuyorsunuz?

Bütün bunlar birer aldatmaca. Ülkemizi yönetenler Türk devletiyle, Türk milletiyle, Türk vatanıyla ve Türk bayrağı ile barışık değil, Türk egemenliğiyle gizli bir savaş halindeler. Her fırsatta etnik kimlikleri sıralamalarının sebebi de budur. Oysa 12. yüzyıldan beridir burası Türkiye`dir, Osmanlı devletimiz bile Türk devletidir, milletimizin adı Türk, dalgalanan nazlı hilal Türk bayrağıdır. Bunun aksini söylemeye kimsenin gücü yetmez, derhal defterlerini d ü r e r i z.

Meydanlarda Türk devletini, Türk milletini, Türk vatanını ve Türk bayrağını.. Türk egemenliğini savunmayan her söz Türk varlığına karşı bir saldırıdır, ister bölücülerden gelsin isterse devletlilerimizden.. artık farkındayız. İktidar olmak için her kılığa girenler önümüzdeki seçimlerden güçlü çıkabilmek, için şimdi de ``Atatürk`ü keşfetmiş`` olduklarını pazarlıyorlar. Keşke anlayabilselerdi, acıdır ki, biat kültürüyle beslenenler Atatürk`ü anlayamazlar.

Türk milleti kendi egemen varlığına karşı olanları tanımıştır, maskelilere biat etmeyi değil fakat onlardan hesap sormayı seçecektir.  12.11.2017   

 

 

 

 

http://www.gazipasagazetesi.net/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright Gazipaşa Gazetesi 2014